Parolanızı mı unuttunuz? Kaydolun.
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color

Yeni Tirebolu - Giresun bizi okuyor...

Pazartesi
06
Eyl
ATEŞE BENZİN DÖKMEK YA DA AÇILIM SERÜVENİ Yazdır
Perşembe, 07 Ocak 2010 17:26

Hüseyin Raşit YILMAZ

 

 

 

     Bilmiyorum dikkatinizi çekti mi son dönemde şehit cenazelerinde ki toplumsal tavır değişimi. Ya da daha önce benzerini yaşamadığımız ‘’etnik’’ sıfatıyla damgalı batı vilayetlerimizde ki gerginlikler.

     Artık şehit cenazelerinde ‘’Türk-Kürt kardeştir.’’ Sloganları duyulmaz oldu. Güneydoğudan terör ve işsizlik nedeniyle batıya göçen ve on yıllardır huzurlu bir ortamda yaşayan doğulu insanlarımızla yerli vatandaşlar arasında tek bir kıvılcımdan alev almaya hazır bir ortam oluşuverdi.

     Benzin dökülen bir ateşin ortasında kaldık vesselam.

     Devir at gözlüklerini çıkarıp, bu cendereden nasıl en az zararla çıkabileceğimizi bulma zamanıdır. İktidarında muhalefetinde tüm ideolojik bağnazlıklardan kurtulması zorunluluğu daha önce hiç olmadığı kadar zaruri hale gelmiştir.

     AKP’yi oldukça sert eleştiren bir kitabın müellifi olarak belirtmem gerekir ki; bir politika ne sadece AKP tasarladığı için kötü olabilir ne de içeriği bile kavramadan iyi sıfatıyla tanımlanabilir. Halkın neredeyse yarıya yakınının oyunu alan bir siyasi partiye millet iradesini küçümseyerek tepeden bakmak, tıpkı halkın kendilerine gösterdiği teveccühü ancak cahillerde bulunabilecek bir cesaretle birleştirip ufuksuz açılımlara girişmek gibi hatalı bir tavırdır.

     Üstlendiği bütün fedakarlıklara rağmen Kürt kardeşine daima muhabbet nazarıyla bakan ve toplumun ekseriyetini oluşturan Türk kütle bugün daha önce hiç de alışık olmadığımız tehlikeli bir davranış yapısına kaymaktadır. Yıllardır terör örgütünün Türkleri ötekileştirme politikasının bir benzeri bugünlerde biz Türkler arasında ‘’Kürtleri ötekileştirme’’ şeklinde tezahür etmektedir.

     Batı illerimizde ufak bir öğrenci kavgasının bir anda Türk-Kürt etnik gerilimi hüviyetine bürünmesi, Diyarbakırspor’un deplasmanlarda yaşadığı incitici kitlesel protestolar bu durumun en göz önünde örneklerindendir.

     Peki dün yaşanmayanların bugün yaşanmasının sebebi nedir ?

     Şüphesiz bunda, Anadolu’da bin yıla yaklaşan Türk devlet geleneğinin kurucu unsuru olan Türklerin ayaklarının altındaki halının çekildiğini hissetmelerinin payı büyüktür. Sünni İslam geleneğinin bir yansıması olarak devlete biat kültürünün geliştiği ülkemizde,devletin gerekeni yapacağı kanaati çoğu zaman toplumun ekserisinin baskın görüşü olagelmiştir. Ama içinde bulunduğumuz süreçte bizzat devleti yönetenlerin etnik temelli açılımı organize ediyor olmaları milletin devletine doğrudan sahip çıkma güdüsünü tetikler bir etken olarak görülmektedir. Ülkesinin parlamentosunda evlatlarını şehit edenlerle aynı söylemi benimseyenlerin fütursuzca at koşturuyor olmaları, ısrarla hükümetin ‘’Kürt sorunu’’ tanımlamasıyla etnik farklılık vurgusu yapması toplumu provokasyonlara açık bir ruh haline sürüklemiştir. Ve ilk defa avam tabirle ‘’onlar bizi istemiyorlarsa biz onları hiç istemiyoruz.’’ gibi çok endişe verici bir söylemin toplum tarafından giderek benimsenmesine yol açmıştır.

     Geniş kitleler arasında hızla yayılan ve bir takım cahil vatanseverler tarafından bilinçsizce derinleştirilmeye çalışılan ‘’biz ve onlar’’ ayrımı milletimizi benzerini daha önce yaşamadığımız bir fitne girdabına hızla sürüklemektedir. Şimdilerde Türk ve Kürt asıllı nüfusun yıllardır kardeşce birlikte yaşadığı Mersin, İzmir, Sakarya, Malatya gibi illerde başlayan ve hızla doğudan göçen nüfusun yerleşik bulunduğu diğer illere de yayılan ‘’etnik’’ kışkırtmalı gerginliklerin bu ivmeyle sürmesi halinde–Allah muhafaza- ülkemiz 80 öncesi günleri mumla arar bir çatışma ortamına saplanma tehlikesiyle karşı karşıyadır.

     Kardeşin kardeşe düşmanlaştırıldığı alçak bir oyunun ortasındayız. Bu noktada evvela hükümetin teröre karşı devlet kudretini göstererek Türk kitleyi dinginleştirmesi, bunu yaparken de suçluyla suçsuzu ayırmada azami titizlik göstermesi gerekmektedir.

     Bu yapılırken de devletine sadakatle bağlı Kürt asıllı vatanseverlerin ellerini güçlendirmek için, terör örgütünün bölgedeki etkinliğini kırarak akil Kürtlerin çözüme katkı sağlamasının önünün açılması gerekir. Devlet hem vatandaşının terörle baş başa can ve mal güvenliğinden yoksun olarak yaşayıp hem de sadakat göstermesini bekleyemez. Devletin kudretini de şefkatini de stratejik bir akılla insanlarına göstermesi fitne ateşini boğacak en önemli alternatif olarak karşımızdadır. Ya biz bu ateşi boğacağız ya da bu ateş bizi...

Okunma Sayısı: 1820
feed5 Yorumlar
Ahmet ÖZDEMİR ,
Ocak 08, 2010
88.230.210.135

Sayın, Hüseyin Raşit YILMAZ;
Çok güzel bir yazınızı daha okumakla, memnuniyetimi belirtmek isterim. Yazınızın sondan üçüncü parağrafının ilk cümlesinde yer alan ...cahil vatanseverler... ifadesi, yanlış anlamalara sebep olacak şekilde kullanılmış gibi geliyor,Bana. Hataya düşmüş olabilirim. Lütfen, Seni/Sizi üzmüş olmayayım. Türk Devleti-Türk Milleti için istikbal vaadediyorsunuz. Geleceğinizi böyle görüyorum. 8-10 sene içinde kitlelerin peşinizden koştuklarını görüyor gibiyim. Bu durumun tecellisinde, isterim ki; her nerdeysem mezarımı bul, başımda bir Fatiha-üç ihlâs oku, kendi geçmişlerine, Türk-İslâm Ülkücülerinden gelip geçenlere, şehitlerimize gönder ve şimdi söylediklerimin gerçekleştiğini yüksek sesle haykır, isterim. Bunun için çok hesabi-yerinde ve zamanında hamle ve tedbirli olmalısınız diyor ve bu yönüyle hoşgörünüze sığınıyorum.Cesaretim bundandır. Aklınıza-fikrinize, yüreğinize-gönlünüze ve kaleminize sağlık ve kuvvetler olsun. Tebriklerimle, selâmlarımı ve saygılarımı sunuyorum. Ahmet ÖZDEMİR.

atilla aydın
Ocak 11, 2010
78.167.20.100

hüseyin bey yazınızda çok önemli noktalara temas etmişsiniz...inşaallah sonumuz hayırlı olur..

hasan yılmaz
Ocak 15, 2010
78.167.10.199

bin yıllık türk devlet geleneği zırvaları yazınızı okudum beğendim
80 öncesi durumla karşılaşırsak sizin gibi ülkesine bağlı insanlar sayesinde süreç aşılır diye umuyorum ülkücü hakaret engellenemez

asena
Ocak 16, 2010
78.167.7.128

hüseyin bey ülkemizin şu anda bulunduğu durumu gayet acık birşekilde anlatmışsınız....umarızki büyük türk milleti girdiği buhranlı dönemden eskiden olduğu gibi dimdik ayakta çıkar..ama sizde farkındasınızdırki devletimizin en tepesinden başlayan bir başıboşukluk düzensizlik ve ülke çıkarlarının gözetilmemesi gibi hadiseler meydana gelmekte,vatan toprağı satışa çıkarılmakta,memleket kaynakları peşkeş çekilmekte ve bir kardeş kvgası başlatılmak istenmekte...ortadaki ateş giderek büyüyor hepimize büyük görevler düşmekte inşaallah bu ateşi söndürürüz...yazılarınız ufkumuzu açmakta Allah yar ve yardımcınız olsun....

fahrettin ipek
Ocak 16, 2010
78.165.51.99

Kalbi vatan ve millet aşkıyla yanan kardeşim hislerimize tercüman olmuşsun Allah razı olsun . Vatansızların amacı kardeş kavgası çıkararak kaos yaratmak ama ülkücüler ve duyarlı vatan evlatları bu oyunu bozacak güçtedir onlar avuçlarını yalarlar.Bin yıllık kardeşliği bozmaya kimsenin gücü yetmez Allah yar ve yardımcımız olsun.


Yorum Yazın
 
  Daralt | Genişlet
 

busy
 

Yazar: Hüseyin Raşit YILMAZ

E-mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Diğer yazılarını göster

 

ANKET

REFERANDUMDA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?
 

SAFKAD PANSİYON

YUSUFUN YERİ

TİREBOLUSPOR

İLG YAPI

GÜVEN TIP MERKEZİ