| MİLLİ YAPI KEMİRGENLERİ |
|
| Cumartesi, 10 Ekim 2009 16:54 | |||
|
Hüseyin Raşit YILMAZ
Memlekette sayıları her geçen gün artan, hangi kandan, hangi kültürden, hangi bölgeden olursa olsun, mayaları aynı hilkat garibesi bir grup türedi. Bu grup milliyetten, maneviyattan, edepten vel hasılı kelam, Türk’e ait bütün değerlerden uzakta olmalarına karşın, hedef kitle olarak Türk milletini seçmiştir. Yazılı basında, entelektüel bazda nispeten gelişmiş modellerini uzun zamandır gördüğümüz milli yapı kemirgenleri, şimdilerde televizyonları istila etmiş durumdadırlar. Gerçi buna tam olarak istila diyemeyiz zira TV sahipleri bunlara kemirgen olmadan önce hayal edemeyecekleri paraları gözlerini kırpmadan vermektedirler. Bu bakımdan istila sözcüğü ancak bu kemirgenlerin topluma hitap etmeleri durumunu karşılayacak bir kelime olabilir. Türkiye’de millete en rahat ulaşabilenler, millet kavramının anlamından en bi haber olanlardır. Kendi kıt kafalarında kabul ettikleri doğruları bir filozof edasıyla söyleyen bu güruh, kendilerine kimse karışmadığı için söylediklerini gerçekten doğru sanmakta ve saçmalamalarına devam etmektedirler. Objektif olan hiçbir kriterde sanat değeri taşımayan, berbat seslerini abartılı dekoltelerle örtme çabasında ya da milletin naif duygularını istismar için feleğin sillesini yemiş gariban rollerinde karşımıza çıkan kemirgenler, eti yiye yiye kemiğe dayanmışlardır. Fareler gibi vücuttaki eti yemeden evvel yalayarak uyuşturdukları için vücudun fark edemediği ısırışların milli bünyeye verdiği zarar çok büyük olmuştur. Türk toplumunda yaşamlarını, milli yapı kemirgeni soytarıları izlemekle geçiren ve sayıları azınlık olamayacak kadar çok olan bir kitle oluşmuştur. Bu kitlenin kaygıları, tasaları, bu kemirgenlerin ki ile aynileşmiş duruma gelmiştir. Kemirgenlerin dar kafalarının, dar ufukları, bunları takip edenlere de sirayet etmiştir. Günübirlik yaşamın, edep noksanlığının, toplumsal düşünememenin vasıf sayıldığı bir zamanda yaşar hale geldik. Devletin asli görevlerinden olan milletin değerlerini kollama vazifesinin layıkıyla yerine getirildiğinin söylemek mümkün değildir. Türk milletini millet yapan unsurların yıpratıldığı bir süreçten geçmekteyiz. Bu tehlikeli süreçte Türk’ün karakteristik özelliklerinden olan ahlak, ağırbaşlılık, dürüstlük kavramları büyük yaralar almıştır. Bu kavramların yaşamadığı bir Türk milli bünyesi, Türk olmaktan çok uzaktır. Türklüğün özelliklerini taşımayan bir topluluğun Türklüğünden bahis söz konusu olamaz. Türklerin kendilerine yönelik açık bir saldırıda ki emsalsiz mukavemetlerini iyi bilenler, pek çok kez karşılaşıp perişan oldukları bu direniş ruhunu kırmak için örtülü bir saldırı modeli seçmişlerdir. Türk milletine mensup görünenlerden oluşan bir kemirgen grubu sayılarını sürekli arttırarak milli yapıya zarar vermekte, bunu yaparken de güler yüzlü bir tavır takınmaktadırlar. Günümüzün Ali Kemalleri ve Damat Feritleri ve dahi onlara yeni katılan şaklaban taifesinin yıprattığı milli yapının mevcut savunmasız durumu içler acısıdır. Yeni yetişen nesillere televizyon kanalıyla doğrudan ulaşıp, eğitimlerinde zaman zaman ailelerinden ve okuldan daha etkili olan bu kemirgen taifesi Türk ulusu için büyük tehdittir. Tehdidin, tehdidin yöneldiği Türk ulusu tarafından fark edilmemesi ve gereken savunma refleksinin gösterilmemesi durumunda Türk milletinin adından başka(ki ona yönelikte ciddi tehditler vardır) Türk olan hiçbir vasfının kalmaması tehlikesi mevzu bahistir.Milletin bu tehdidi algılaması için milli addedilen zümrelerin uyarı ve koruma görevlerini yerine getirmesi hayati bir önem taşımaktadır. Okunma Sayısı: 997 Yorum Yazın
|