| GİRESUN NE İSE URUMÇİ'DE ODUR |
|
| Çarşamba, 15 Temmuz 2009 22:43 | |||
Hüseyin Raşit YILMAZ. . . . . . Türkiye son günlerde soydaşlarına yapılan zulmu gözyaşları içerisinde,önceye göre çok daha ciddi bir toplumsal reaksiyon göstererek ama kesinlikle sonuç alınabilecek hiç bir şey yapamadan takip ediyor.Türkiye Türkleri belki de ilk defa genel anlamda Doğu Türkistan'ın varlığıyla apaçık yüzyüze geliyor.Birbirimizi hiç kandırmayalım.Ülkemizde belirli bir toplumsal kesim haricinde Türkiye dışındaki Türklerle ilgilenen kimse yoktu.Makedonya içlerinden Doğu Türkistan'a,Kırım'dan Irak'a dek uzanan büyük Türk coğrafyasında yaşayan ve sayıları Türkiye nüfusunun iki katından fazla olan soydaşların varlığı karşımızda en öncelikli hakikatlerden biri olarak durmaktadır. . Ve bir Türk için Üsküp'le Konya,Kerkük'le Sivas,Tebriz'le Bursa ya da Urumçi ile Giresun arasında hiçbir fark yoktur,olamazda.Ve bir millet olmak binlerce kilometre ötede kardeşine kurşun sıkıldığında acısını yüreğinde hissetmektir.Sokaklarda soydaşlarının kafası taşlarla ezilirken rahat uyuyamamaktır bir millet olmak. Aradan uzunca bir süre geçtikten sonra sanki daha bir anladık bu gerçeği hemde bu sefer topyekün. . Doğu Türkistan davasının merhum lideri İsa Yusuf Alptekin Bey'le yine rahmetli Ebulfez Elçibey'in Ankara'daki bir toplantıda hasretle gözyaşları içerisinde birbirlerine sarılmaları hala gözlerimizin önünde.Kırım Türklerinin lideri Mustafa Cemiloğlu Bey ile Özbekistan'ın yiğit sesi Muhammed Salih Bey'in aynı anadan doğma kardeşlermiş gibi içten sohbetleri hafızalarımızda. Çeçenistan'ın şehit cumhurbaşkanı Cevher Dudayev ile rahmetli Alparslan Türkeş'in muhabbetle kucaklaşmaları aklımızdan hiç silinmedi. . Türkiye'yi sıradan bir ortadoğu ülkesi olmaya zorlayanlar ya da batının ileri karakolu olmasını arzulayanlar her seferinde tarihimizin ve milli yapımızın direnişi ile karşılaştılar.Ellerindeki olağanüstü imkanlara karşın asla tam anlamıyla başarılı olamadılar. . Görünen o ki Türkiye devlet olarak artık milletin tepkisini devletin tepkisi yapabilme yolunda önemli bir psikolojik eşiği aşmıştır.Her ne kadar etkin sonuçlar şimdilik alınamasada en azından milli tepkimiz uluslararası platformlarda yüksek sesle dile getirilmeye başlanmıştır.Bu durum yadsınamayacak bir gelişmedir.En azından 50 sene önceki gibi Doğu Türkistan meselesi anlatıldığında Dışişleri bakanımız ''Orası neresi kuzum?'' dememektedir. . Türk milletinin vatanı diplomasi masalarında çizilen sınırlara hapsedilemeyecek kadar büyüktür.Türkiye dışında vahşi baskılar altında bizden imdat bekleyen onmilyonlarca öz kardeşimiz vardır.Ve onların acı feryatlarının yükseldiği bir dünya da yaşamak Türklere ağır gelir.
Okunma Sayısı: 915 Yorum Yazın
|