| TİREBOLU'DA GÜZEL ŞEYLER ve BİR TEKLİF |
|
| Pazartesi, 06 Temmuz 2009 18:20 | |||
|
Bu sütunu takip edenler gayet iyi bileceklerdir ki; gerek Türkiye gerekse Tirebolu üzerine yazdıklarımız, tespitlerimiz çoğu zaman etrafta örneğini bulmakta hiçde zorlanmadığımız aksaklıklar, sıkıntılar üzerine oluyor. Türkçe'nin büyük şairi Fuzuli'nin ifade buyurduğu gibi ''Söylesem tesiri yok,sussam gönül razı değil.'' Tirebolu'muzda sorunların gölgesinde hak ettiği ölçüde fark edilmesede güzelliklerde yaşanmıyor değil. Çekememezliğin, keşmekeşin ve görgüsüzlüğün sıradan hale geldiği bir ortamda bizleri ümitlendiren olaylarla ve kişilerle sık karşılaşmamız gelecek adına oldukça sevindirici. Tirebolu'nun ve genel çerçevede Türkiye'nin istikbali için 20 yaşındaki bir gençle,70 yaşındaki bir Tirebolulunun gözlerinde aynı idealizm ışığını görmek olağanüstü bir haz kaynağı bizim için. Bilindiği üzere geçtiğimiz hafta İletişim Fakültemizin temeli atma töreni yapıldı.Törene yetişemesekte yüksekokulun bahçesindeki resepsiyona katılma imkanı bulduk. Her yaştan Tireboluluyu,gurbet ve sıladakileri gönül gönüle birarada neşe içinde,Tirebolumuza hizmet etmeye çalışmanın huzuru ve haklı gururu içinde gördük.Bir kaç yıl evvel dile getirilse herkesin gülüp geçeceği İletişim Fakültesinin adım adım ortaya çıkışını hep beraber takip ediyoruz.Belki şu an tam olarak idrak edilemeyebilir lakin fakülte mezunlar verdiğinde,öğrenciler ve öğretim görevlileri Tirebolumuzun sosyal hayat çıtasını yükseltmeye başladığında yapılan işin büyüklüğü tam manasıyla ortaya çıkacaktır. Emeği geçen herkese, ailesiyle vakit geçirmek yerine karşılıksız zamanını, parasını, gücünü Tirebolu'ya İletişim Fakültesini getirmek için harcayan herkese bir Tirebolulu vasfıyla içten teşekkürlerimi sunuyorum. Ve bu noktada Tirebolumuza çok yakışacağını düşündüğüm bir teklifi dile getirme zarureti hissediyorum. Geliniz İletişim Fakültesinin ismi Tirebolu Hüseyin Avni Alparslan Bey İletişim Fakültesi olsun. Bilindiği üzere şehit Hüseyin Avni Bey,tüm ömrünü kah balkanlarda kah Anadolu'da milleti uğrunda mücadeleye adamış, ülkemizin tapusunun kanla yazılmasında çok önemli görevler ifa etmiş bir milli mücadele önderidir. Onun lakabına binaen Alparslan Grubu namıyla ün salan 42. Giresun Gönüllü Alayı,tıpkı Osman Ağamızın 47. Alayı gibi bu topraklarda efsane olmuştur. Türk milletinin kaderinin şekillendiği Sakarya Savaşının en şiddetli anlarında Mangaltepe ve Gökgözü sırtlarında bir elinde meşhur sopası bir elinde silahıyla cephenin en önünde yiğitçe savaşırken şehit olmuştur. Komutanı olduğu 42.Giresun Gönüllü Alayı'nın ise neredeyse tamamı kendisi gibi şehadet şerbetini içmiştir. Merhum Hüseyin Avni Alparslan Bey sadece şuurlu bir vatansever ve iyi bir asker değil aynı zamanda kalemi kuvvetli bir aydındı. Cepheden cepheye düşmanla boğuşurken o dönemin en popüler milli dergilerinden olan Türk Yurdu'nda yayınlanan makaleleri bize O'nun aydın tarafını göstermesi bakımından son derece önemlidir. Birkaç ay önce ziyaret ettiğim Giresun Üniversitesi Rektörü Prof. Dr Osman Metin Öztürk Bey'e sohbet esnasında Tirebolu İletişim Fakültesi'nin ismi konusunu açarak Hüseyin Avni Alparslan Bey ismini telaffuz ettiğimde, sağolsun,kendileri bu isme çok sıcak baktıklarını ifade ettiler. Rektör Bey, Tirebolu kamuoyundan fakültenin ismi ile ilgili böyle bir talep geldiği takdirde kendilerinin bunu memnuniyetle karşılayacaklarını belirttiler. Bu noktada Tirebolu'ya düşen görev ahde vefa örneği sergileyerek,bugün herşeyiyle övündüğümüz bu topraklarda yaşamamızı hayatı pahasına sağlayanlardan biri olan hemşehrimiz Şehit Hüseyin Avni Alparslan Bey'in adını üst düzeyde yaşatarak gelecek nesillerinde bu eşşiz kahramanımızı unutmaması için üzerimize düşeni yapmaktır. Okunma Sayısı: 1127 Yorum Yazın
|