| TİREBOLU’YA LAZIM OLAN |
|
| Çarşamba, 13 Mayıs 2009 22:14 | |||
|
Malum bizler Tirebolu’nun ve Tirebolulunun hep farklı olduğunu yazar, çizer, söyler dururuz. Evet farklıdır Tirebolu. Potansiyeliyle,coğrafyasıyla,insanıyla,kültürüyle...Gel gelelim farklılıklarımızın tamamı içinde olumlu sıfatını kullanamayız. Küçücük Tirebolumuzda tahminlerin çok ötesinde bir bölünmüşlük, ayrışmışlık sözkonusu, hem de her alanda. Hem de bu bölünmüşlük ne geçtiğimiz asrın başında ki gibi İttihatçı-İtilafçı,ne 80 öncesi gibi sağcı-solcu ne de halen kısmen etkisi süren kasabalı-köylü çekişmesine benziyor. Onlarca küçük gruba bölünmüş, her grup birbirini küçümser ve dışlar bir hale gelmiş, ortak payda bulma arayışından uzak insanların yaşadığı bir kent haline dönüşmüştür Tirebolu. Tirebolu’nun genel menfaatleri sözkonusu olduğunda bile onlarca küçük gruptan ilk sahip çıkanın sorumluluğuna terkedilmeye başlanmıştır meseleler. Haliyle bu durumda sorunu çözmeye gücü yetmeyen grubun destek arayışına girmesi gerekir diye düşünülebilir. Ama Tirebolu’da bu da olmaz. Sivil toplumu ve siyaseti şahıs reklamı düzeyine indirgeyen ‘’ağababalar’’ ın çok çok çok(!) yüksek onurları yardım istemeyi de gururlarına yediremez. Peki ne olur sonunda kendisi çalıp kendisi oynayan onlarca küçük grubun gürültüsü içinde Tirebolu’nun bir daha geri gelmeyecek yılları tükenir gider. Tirebolu’nun meselelerinin çözümünde bütün siyasi partilerin ortak bir platformda aktif çalıştıklarını göremezsiniz. Bırakın görmeyi en azından kamuoyu oluşturma adına ortak bir basın toplantısı ya da etkinlik dahi düzenlenmez Tirebolu’da. Kendini belediye başkanlığına layık gören ve alttan altta bunun için çalışan en az 30 kişiyi bir çırpıda bulabilirsiniz. Hele parti başkanlıkları sözkonusu olduğunda bu sayı daha da artar. Makamlar sözkonusu olduğunda oluşan isim bolluğu,hizmet mevzu bahis olduğunda kıtlığa dönüşür. Sizlerde hemen şimdi deneyebilirsiniz. Tirebolu’ya ciddi manada hizmet etmiş kişileri hatırlamaya çalışınız. Aklınıza en fazla kaç isim geliyor ? 3 mü 5 mi?Bir de aklınıza gelen isimlerin yaptıkları hizmetleri bir menfaat beklentisi ya da temini ile yapıp yapmadıklarını düşününüz. Yoksa sayı daha da mı düşüyor ? Tirebolumuz küçük,şirin, son derece özel bir sahil kasabası. Onlarca gruba bölünecek, gücünü dağıtıp etkisizleştirecek bir lükse sahip değil. Tirebolu’nun genel menfaati sözkonusu olduğunda yapılacak çalışmalarda Tirebolu’nun tamamını temsil etmekten uzak, vitrininde toplumun geneline antipatik gelebilecek isimlerin yer aldığı yapılanmaların istenen başarıyı yakalaması mümkün değildir. Bunun için Tirebolu’nun genel meselelerinin çözümünün sağlanması ve sürecin etkin takibi için tüm siyasi partilerin, meslek kuruluşlarının, ciddi sivil toplum örgütlerinin temsil edileceği bir üst kurul oluşturulması şarttır. Böylece hem Tirebolu’nun bölünmüşlük kaynaklı güçsüzlüğü önlenebilecek hemde Tirebolu’daki tüm grupların Ankara ve İstanbul’daki bağlantılarından yararlanılabilecektir. Tabi bahsedilen üst kurulun Tirebolumuza hizmet getirmeyi başarabilmesi için öncelikle ‘’kargadan başka kuş tanımayan, hayatında kendisinden başkasının menfaatini düşünmemiş olan ağababaların’’ böyle bir kurulda olmamasının sağlanması gerekir. Bazı okuyucular: ’’Kardeşim iyi hoş söylüyorsun da bu ağababaların olmadığı bir organizasyon şimdiye kadar olmadı ki, bundan sonrada olsun.’’ diyebilirler doğal olarak. Haklılar da. İşte öncelikli mesele Tirebolumuzun sırtındaki ‘’menfaatperest ağababa’’ yükünü atabilmesidir. Okunma Sayısı: 1032 Yorum Yazın
|