Parolanızı mı unuttunuz? Kaydolun.
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color

Yeni Tirebolu - Giresun bizi okuyor...

Perşembe
09
Eyl
TİREBOLU’NUN KURTULUŞU Yazdır
Perşembe, 12 Mart 2009 21:00

Hüseyin Raşit YILMAZ 

 

 

 

     Başlığa aldanıp Tirebolu’nun doğusundaki ilçeler gibi işgale uğradığını sandığımız anlaşılmasın.Herkesin bildiği üzere Tirebolu, kahraman 42. Gönüllü Alayımızın cansiperane direnişi ile Harşit kıyısında durdurulmuş,akabinde gerçekleşen Rusya’daki rejim değişikliği neticesinde de işgale uğramamıştır. İşgale uğramamıştır uğramamasına ama bu Tirebolumuzun kurtulması gereken başka sorunları olmadığı manasına da gelmemektedir. Maalesef bugün Tirebolu tarihi derinliğine, büyük potansiyeline, enfes coğrafyasına hiçte yakışmayan bir durumda.

     Bizler Tirebolu’nun hep farklı olduğunu düşündük ve düşünmeye de devam ediyoruz. Tirebolu’yu Tirebolu yapan değerlerin yeterince önemsenmemesi,her geçen gün daha fazla zedelenmesi Tirebolu’ya olan inancımızı yok edemedi,aksine kaygımızı arttırdı ve bizi Tirebolu’ya daha çok bağladı. Tirebolu’nun ülke çapında bir cazibe merkezi olabilme imkanının ehil olmayan ellerde ne hallere geldiğini kahrolarak izledik.Sahillerimizin yok oluşunu, mimarimizin estetik özürlü tuhaf bir hale gelişini,insanlarımızın içlerinde Tirebolu özlemiyle sürekli büyük şehirlere göç edişini,bir yüzyıl önce bile benzerlerine göre çok aktif olan sosyal yaşamın bugün ne denli kısıtlı hale geldiğini düşünen hangi beyin inkar edebilir? Altyapı ve çöp meselesini söylemeye gerek bile duymuyorum, herkesin malumu.

     Malum seçim öncesi,bazıları bir tarafa destek veriyor, bazılarıysa bi-taraf. Sonunda kim seçilirse seçilsin, şunu iyi anlamak lazımdır ki;Tirebolu,nüfus artışına bağlı doğal bir sonuç olan hastane kapasite arttırımı ya da devletimizin toplu konut yapımı ile yahut şehrimizde ki öğrenci sayısının artması vasıtasıyla istediğimiz noktaya asla ulaşamaz. Kentler büyüdükçe elbette yeni okullar yapılacak,mevcutların kapasiteleri arttırılacak,sağlık hizmetlerinde daha fazla insan istihdam edilecektir.Bunlar doğal süreç içinde devletimizin her yere götürdüğü hizmetlerdir. Belediyemizin kaldırım düzenlemeleri ya da festivalimize gelen şarkıcıların konserleri de ancak basit makyaj dokunuşları olabilir.

     Şüphesiz sorunlarımız bir noktada parayla bağlantılı hale geliyor.Ama şunu da kabul etmek gerekir ki;isterse bütçemiz 5 katına çıksın, bütçeyi kullanma yetkisine sahip kişilerin ufuksuz olması durumunda işler içinden daha çıkılmaz bir hal alabilir. Örneklerini ülkemizde çokça görmek mümkün.

     Gelelim başlıkta belirttiğimiz kurtuluş meselesine. Tirebolu’nun kimliğini ve zenginliklerini kaybetmeden gelişmesinin, gelişirken Tireboluluların da hayat standartlarının yükselmesinin tek kaçınılmaz yolu Tirebolu’nun ulusal bir cazibe merkezi haline getirilmesidir. Bu ifademizi abartılı bulanlar, bizi hayalperestlikle itham edenler olacaktır muhakkak. Bu kardeşlerimiz ya ülkemizde benzer başarı örneklerini bilmiyorlar ya da Tirebolumuzun potansiyelini hafife alıyorlar. Safranbolu, Amasra hele de Beypazarı Tirebolu’yla benzer özelliklerini profesyonelce kullanarak ünlerini yurdumuzun dışına taşırmayı çoktan başarmışlardır.

     Bilhassa Beypazarı Belediyesi’nin öncülüğünde 1999-2009 yılları arasında gerçekleştirilen büyük restorasyon ve tanıtım hamlesi üniversite tezlerine konu olan bir başarı öyküsüne dönüşmüştür. Köhne bir Ankara kasabasının yılda 2500 seviyesinde olan ziyaretçi sayısını 2008 yılı verilerine göre 300.000’e taşıyan ve ev kadınları da dahil olmak üzere neredeyse herkesi istihdam eden Beypazarı örneği,Tirebolumuz için müthiş bir model olarak önümüzdedir. Beypazarı’nda yüzlerce evi restore ettirerek yöresel mimariyi marka haline getiren nihayetinde seçimle işbaşına gelen bir belediye başkanı ve onun ’’ herşeyi ben bilirim’’ demeden beraber çalıştığı konusunun uzmanı olan ekiptir.Beypazarı’nın bu mucizeyi çorak toprakların ortasında, denizsiz,yeşilsiz gerçekleştirdiğini de düşünürsek Tirebolumuzun Allah’ın lütfuyla başlangıç noktasından 3 adım önde olduğunuda görürüz.

     Tarihi Tirebolu evlerini hepimiz biliriz. Hani şu görüntüyü bozuyor yıksalarda yenisini yapsalar bile diyebildikleri evler. Özellikle belediyeyle askerlik şubesi arasında yoğunlaşan,Yeniköy’ün simgesi sayılabilecek evler. İşte o evlerin ehil ellerde restore edildiğini, yöresel mimarinin tüm naifliğiyle ‘’işte ben burdayım’’ diyen hale geldiğini, Tirebolu’nun çehresinin uzman bir mimar ekiple aslına,eski güzel ve estetik günlerine döndürüldüğünü düşününüz. Bütün dünyada en çok para harcayan turist, entellektüel seviyesi yüksek kesim olarak kabul edilir. Ve o kesimde tarih ve kültür turizmi ile ilgilidir. Bu da demektir ki;tarihi ve kültürü ortaya çıkacağı için hem Tirebolu kurtulacak hem de ortaya çıkan güzelliği görmek için gelecek insanların sayesinde Tirebolulular kalkınacaktır. Bir müddet sonra eski evler otantik pansiyonlara dönüşecek, o da ihtiyacı karşılamayınca  yöresel Türk mimarisine uygun yeni yapılar inşa edilecektir. Estetik restoranlar, kafeler cıvıl cıvıl dolacak,Tirebolu’ya hareketlilik, Tirebolululara ekonomik refah gelecektir.

     Başarılı örnekleri ortadayken, Tirebolumuzun emsalsiz potansiyeli bilinirken yine de hayal diyenlere, rahmetli bir büyüğümüzün sözünü hatırlatmak isterim: ’’Sen istersen hiç bir şey hayal değildir.’’

Okunma Sayısı: 1133
feed0 Yorumlar

Yorum Yazın
 
  Daralt | Genişlet
 

busy
 

Yazar: Hüseyin Raşit YILMAZ

E-mail: Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir

Diğer yazılarını göster

 

ANKET

REFERANDUMDA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?
 

SAFKAD PANSİYON

YUSUFUN YERİ

TİREBOLUSPOR

İLG YAPI

GÜVEN TIP MERKEZİ