| TÜRKÜM DEMEK |
|
| Pazar, 15 Şubat 2009 02:29 | |||
|
Ne kadar kolay ''Türk'üm'' demek...Hava demek gibi,su demek gibi.Arka planından taşıdığı derin misyondan,aidiyet belirten kişiye yüklediği ağır yükten habersiz,ne basit ''Türk'üm'' demek.Günübirlik yaşayıp,günübirlik düşünen ''sözde Türkler için hayatı anlamlandıran şeyleri sıralamak dahi,''aklı başında'' Türkler için ağıt yakma sebebidir.Lakin ağıt yakmanın meselelerin çözümüne katkı sağlamadığını anlamış bulunmaktayız.Zira son bir kaç yüzyılımız ağıt yakmakla geçmiştir.Şu halde eski Türklerin yuğ merasimleri gibi dövünüp,feryat-figan edemeyeceğimize göre'' elzem olan nedir?'' sorusunun akla gelmesi muhtemeldir. Yozlaşmamış Türk ruhunun daima bir yerlerde yaşadığına inanan birisi olarak,söz konusu sorunla ilgili önerilerimin temel dayanak noktası da Türk ruhudur.''Türk'üm'' diyebilmenin şuurlu bir sosyal bilinç haline getirilmesi fevkalade mühimdir.Bu bilinç,Türk dünyasında ve bağımsızlığını aralıksız sürdürebilmiş biz ön Asya Türklerinde zaman zaman halkası genişleyip,daralsada daima yaşayagelmiştir.Bu şuurun gelişmesi,Türklerin dünya hakimiyetini tesis etme mücadelelerinde belirleyici temel etken kabul edilebilir.Evet,belki geçmişte genel anlamda insanlığın milliyet kavramına bakışında ki derinliksizlikle bağlantılı olarak Türklerde ki milli bilincin fevkalade sistametik olmadığını iddia edenler olacaktır.Lakin tarih şahittir ki Türklerde ki milli şuur çağlara göre diğer milletlerle kıyaslandığında oldukça yüksektir.Türkler de belki de benzeri -ki tarihi süreçte başarı grafiği yüksek olmayan bir örnektir.- sadece İsrailoğullarında görülebilecek derinlikli bir milli şuur tarih boyu varolmuştur.Belki de iletişim araçlarının gelişmemişliği ve benzeri dönemsel nedenlerden dolayı geçmişte Türk entelijansiyasında bulunan milli şuur geniş toplum kitlelerine aynı oranda aksettirilememiştir.Buna karşın denilebilir ki Toroslarda ki konar-göçer bir yörükle,Karadeniz yaylalarında ki bir Çepni'de milli kimlik ve mensubiyet bilinci dünyada ki benzerlerine göre pek yüksektir. Türklük ruhunun yücelmesinde şüphesiz en büyük etkenlerden biri ''seçilmişlik misyonu'' olarak adlandırabileceğimiz bir genel kabuldür.İslamiyet'ten önce de varolan,İslam sonrası dönemde daha da üst noktalara ulaşan bu genel kabul,Allah'ın adalet ve huzurun tüm insanlık için sağlanması için Türklere bir vazife yüklediği temel inancına dayanır.17. yüzyılın büyük tefsir alimi Mehmed Vani Efendi Hazretleri'nin meşhur tefsirinde Kur'an'da ki bazı ayetlerin Türkleri ve bahsi olunan misyonu işaret ve tarif ettiği etraflıca izah edilmektedir. Bu inanış tarih boyu Türkler için en önemli moral-motivasyon kaynağı olagelmiştir.''Türk'üm'' demenin arka planının izahının bir makaleye sığdırılması elbette söz konusu olamaz.Burada anlatılmak istenen yalnızca ''Türk'üm'' demenin Türk ana-babadan doğmanın doğal bir sonucu değil,şuurlu bir seçimin zorlu başlangıcı olduğudur. Okunma Sayısı: 1004 Yorum Yazın
|