Parolanızı mı unuttunuz? Kaydolun.
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
  • default color
  • green color
  • red color

Yeni Tirebolu - Giresun bizi okuyor...

Çarşamba
08
Eyl
AROG'daki Tirebolulu kim ? Yazdır
Salı, 30 Aralık 2008 01:54

2008 yılının en çok konuşulan, Türkiye’nin çekilen en pahalı filminde bir Tirebolu hemşehrimiz de var…

 

 

 

 

 

 

 

     Adı Kaya Çoruh, o aslında Tirebolu'da bir çoğumuzun yakından tanıdığı bir hemşehrimiz. İletişim Fakültesini bitirdikten sonra Belgesel yapımcılığına gönül veren Kaya, zaman zaman oyunculuk denemeleri de yapıyor. Tiyatroda çeşitli oyunlarda oynayan Kaya Çoruh son olarak Cem Yılmaz'ın yaptığı ve Türkiye'nin en pahalı filminde kısa da olsa bir rol almış. İşte arkadaşımız Kaya ile sohbetimizden öne çıkan bazı detaylar.  

     Hasan Kübüç: Filmin kastına nasıl seçildin?
     Kaya Çoruh: Mağara adamlarına ihtiyaç duymuşlar, beni çok uygun gördüler. Şaka Şaka…Olay şöyle gelişti. Temmuz ayında filmde oynayan arkadaşım telefon açtı. Sakalın var mı? diye sordu. Ben de de iki haftalık sakal vardı. Ertesi gün sete gittim. Cast sorumlusu şöyle bir baktı. Kostümü ve peruğu verdi, hemen başladım…

     Hasan Kübüç: Tamamen tesadüf oldu yani?
     Kaya Çoruh: Evet evet aynen öyle…Gerçi ben ajansa kayıtlıyım ama bu tamamen şans oldu. Bu İstanbul’un tesadüfleri çok önemli…

     H.K.: Filmde nerelerde gözüküyosun?
     K.Ç.: Ben filmin sonlarına doğru futbol sahnesinde üç yerde gözüküyorum. Bazıları bunu küçümseyebilir ama bu dünyanın içine girince hiç de öyle değil aslında…

     H.K.: Hangi açıdan?
     K.Ç.: Film çekmek çok zor bir iş. Hem böyle filmlerde set ortamında bulunmak, büyük ikramiye tutturmak gibi bir şey. Sayısalı henüz tutturamadım ama öyledir heralde.

     H.K.: Filmin İstanbul çekimlerine katıldın galiba?
     K.Ç.: Evet. İstanbul Ömerli ‘deki taşocaklarında yapılan çekimlere katıldım. Buradaki çekimler 11 gün sürdü..

     H.K.: Çekim mekanından bahseder misin ?
     K.Ç.: Futbol sahnesi Ömerli taşocaklarında yapıldı. Mekan, yerin 100 metre altındaydı. Sadece bu sahnenin dekoru için 800 milyar para harcanmış. Taşocağı faal durumda olduğu için aslında tehlikeliydi de.

     H.K.: Nasıl yani ?
     K.Ç.:Taşocağında gündüz patlatma yapılıyor, bizde gece çalışıyorduk. Bazı geceler etrafa büyük kaya parçaları düşüyordu. Bir de bazı arkadaşlar yanma tehlikesi geçirdiler. Film ne şartlar altında çekildi yani. Sinema kolay değil kardeşim!.

     H.K.: Ben Program çektim ama bir de sana sorayım, Cem Yılmaz’la çalışmak nasıl bir duygu?
     K.Ç.: Güzel bir duygu. Zaten seviyoruz kendisini. Bu film sayesinde daha yakından tanıdım. İş disiplinine hayran oldum. Sete bizimle beraber gelip bizimle gidiyordu. Müthiş alçakgönüllü. Gecenin 3’ünde karpuz, erik bile taşıyordu sete. Biz de o erikleri yiyorduk. O eriklerin tadı sanki bir başkaydı. Karpuzlarda
güzeldi. Kavunları hiç saymıyorum, ya sigara böreklerine ne demeli.

     H.K.: Başka ilginç set anıları var mı?
     K.Ç.: Kalabalık koşma sahnesinde –nasıl konsantre olduysam- Özkan Uğur’un çenesine dirseğimle çarpmıştım. Kızacak diye korktum. Ama profesyonel olduğu için kızmadı. Profesyonel olmasaydı kızardı. Profesyonel olmak lazım. Bir de sahneler çekildikten sonra yönetmenin ‘Çok güzel oldu hadi bir de yedek çekelim ‘demesini ve yeniden tekrar tekrar yapılan çekimleri asla unutamam… Sette sulu yemek ve karavan-tuvalet de vardı. Ne demek istediğimi bu sektörde çalışanlar gayet iyi anlar…

     www.yenitirebolu.com

Okunma Sayısı: 17546
feed1 Yorumlar
Gökhan Erol
Haziran 11, 2009
88.233.30.92

arog çok güzel bir film izlerken çok güldüm ve eğlendim emeği geçen herkeze böyle eğlenceli bir film yaptıkları için teşekkür ederim inşallah arog filminin devamı çekilir


Yorum Yazın
 
  Daralt | Genişlet
 

busy
 
 

ANKET

REFERANDUMDA HANGİ OYU KULLANACAKSINIZ?
 

SAFKAD PANSİYON

YUSUFUN YERİ

TİREBOLUSPOR

İLG YAPI

GÜVEN TIP MERKEZİ