| Sedat Murat Bayrak: Tirebolu'yu çok seviyorum ! |
|
| Pazartesi, 20 Temmuz 2009 23:33 | |||
|
Her gün bir çok insanın haberini yaparken nereli olduğuna değil, ne yaptığına bakıyoruz doğal olarak, kendisini tanımadan önce bir çok haberini bir çok açıklamasını kamuoyuna duyurmaya çalıştık. Haberlerini yaparkende bizde uyandırdığı izlenim, çalışkan, başarılı ve karekterli bir yönetici potresiydi. Birgün sitemizin mesaj panosuna yazılan bir iletiyle tanıdık kendisini, ''Ben Tirebolulu Pastacı Hacı Hasan'ın Torunu S. Murat Bayrak diyordu, dedem gibi çalışkan ve namuslu bir adamın torunu olmaktan gurur duyorum diye de ekliyordu. Mesajın sonunda Tirebolu'yu ne kadar çok sevdiğini anlatıyordu. İşte O Sedat Murat Bayrak bugün konuğumuz, biz sorduk o cevapladı. Özetle, ''Çok gezdim çok gördüm ama Tirebolu gibisini görmedim''dedi. Uygulamaya hazır hale geldiğinde Tireboluspor için düşündüğü projeleri olduğunu öğrendik. En önemlisi ise son cümlesi idi, İşte ''Memleketimi çok seviyorum'' diyen Sedat Murat Bayrak ve röportajı;
Hasan Kübüç: Murat Bey, siz Ordu Yağ Sanayi'nin Genel Müdürü'sünüz, ama önce Tirebolulusunuz, Tirebolu'dan genç yaşta Ordu Yağ Sanayi'ne uzanan yolculuğunuz nasıl oldu ? Sizi tanımayan hemşehrilerimiz için bize kendinizden bahseder misiniz ? Sedat Murat Bayrak: 1970 yılının Ekim ayında, Hacı Salih'in limana ve kaleye bakan Belediye Yokuşu’ndaki binasının ikinci katında yaşayan, Hamam Mahallesinden Pastacı Hacı Hasan'ın oğlu Durmuş Bayrak ile Çarşı Mahallesinden Emekli Belediye Zabıtası Hayrettin Pamirli'nin kızı Mutver Bayrak'ın büyük oğlu olarak, Tirebolu'da dünyaya gelmişim.
Annem Mutver Bayrak PTT'de, babam Durmuş Bayrak Yapı ve Kredi Bankası'nda çalışmakta idi. Kazancılar sokağında yaşayan Muhsin Kılıçoğlu'nun küçük oğlu Ömer Kılıçoğlu ile birlikte, o zamanlar Gozbaşına bitişik olan eski binasında bulunan Sakarya İlkokulunun birinci sınıfında, Zehra Çakan Hoca'dan okuma yazmayı öğrendikten sonra, babamın tayini nedeniyle ilkokul 2. sınıftan itibaren Giresun’a taşındık. Tahsilimi Giresun'da tamamladım. Üniversite eğitimimi Erciyes Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi İngilizce İşletme Bölümünden, 1993 yılında mezun olarak tamamladım. Kısa bir süre ticaret yaptım. 1994 yılında fındık işleme ve ihracatıyla iştigal eden Giresun merkezli Başkan Gıda San. Tic. A.Ş.'de muhasebe departmanında işe başladım. Ayni yıl Giresun Kayadibi'nden Mustafa Işık ile Giresun Burunucu'ndan Nuriye Özen Yılmaz’ın kızı Özlem Işık ile evlendim, Başkan Gıda’ San. Tic. AŞ.’de işe devam ederken, askerlik görevimi Kırklareli ilinin Lüleburgaz ilçesinde tamamladım. 1997 yılında ayni zamanda Giresun Cumhuriyet İlk Öğretim Okulu'nda Vekil İngilizce Öğretmenliği yaptım. 1998 yılında Fındık Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (FİSKOBİRLİK)‘nin açmış olduğu Müfettiş Yardımcılığı sınavını kazandım, 1999 yılında Afyonkarahisar'da faaliyet gösteren ve Fiskobirlik'in fason fındık yağı üretimi yaptırdığı büyük ölçekli bir yağ fabrikasında, Fiskobirlik adına görev yaptım. 2000 yılında yapılan yeterlilik sınavını kazanarak, Fiskobirlik'teki görevime Müfettiş olarak devam ettim. Müfettiş Yardımcılığım ve Müfettişliğim dönemlerinde söz konusu kadrolara haiz olmak kaydıyla, Ünye/Ordu Fındık Tarım Satış Kooperatifi'nde 2 yıl, Tirebolu/ Giresun Fındık Tarım Satış Kooperatifi'nde 1 yıl, Cumayeri/ Düzce Fındık Tarım Satış Kooperatifi'nde 3 ay olmak üzere tedviren Müdürlük görevleri yaptım, Ordu Yağ San. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanlığı ve Genel Müdürlüğü görevlerine başlamadan önce Müfettişlik görevine devam etmekteydim. Eşim Özlem Bayrak Halk oyunları Öğretmenliği yapmaktadır. Oğlumuz 1998 yılının Mayıs ayında dünyaya geldi.
Hemşerilerimin daha kolay tanıması açısından, Çay Fabrikası emeklilerinden ve halen Tirebolu Sürücü Kursunda iş hayatına devam eden sevgili amcam Mehmet Bayrak’ın yeğeni olduğumu belirtmem yeterli olacaktır.
Hasan Kübüç: Genel Müdürü olduğunuz Ordu Yağ herkesin bildiği isimle ÇoTanak Yağ'a gelirsek, özellikle Giresunlular firmanızı isminden dolayı Ordu iline ait bir olarak biliyorlar, işin doğrusu biraz farklı, Fiskobirlik'in bir kuruluşu değil mi ? Bize biraz Ordu Yağ Sanayi tanıtır mısınız ? Sedat Murat Bayrak: Ordu Yağ San. AŞ. kısaca OrduYağ, 1957 yılında , şu anda kurulu bulunduğu yerde 103 dönüm arazi üzerine, zamanın en önemli kamu kuruluşu olan Sümerbank tarafından, Sümerbank Soya Sanayi Müessesesi olarak, yörede yoğun olarak tarımı yapılan Soya fasulyesinden yağ imal etmek amacıyla kurulmuştur. Fiskobirlik tarafından 2001 yılında hisse çoğunluğu alınmış ve Fiskobirlik’in en önemli iştiraki haline gelmiştir. Çotanak markalı yemeklik fındıkyağı, ayçiçekyağı, soyayağı, kanolayağı, mısıryağı ve ideal yağ üreten firmamızın ayni zamanda Çotanak Seranut ve ÇoTanak Nutshine Markalarıyla imal ettiği katı ve sıvı temizlik ürünleri de mevcuttur. OrduYağ, Türkiye yağ tüketiminin % 3’ üne karşılık gelen ve hızla büyüyen fındık yağı sektörünün, Dünya’da ve Ülkemizde, her açıdan tartışmasız lideridir. Türkiye’nin 500 büyük sanayi kuruluşundan birisi olan ve genel yağ sektöründe ürün çeşitliliği açısından, Türkiye’nin ilk 5’inde yer alan Ordu Yağ, Üretim, depolama, satış, vb. diğer kriterler açısından da ilk on içerisindedir.
Sedat Murat Bayrak: 2006 yılında Sağra firması ile girişilen, fason üretim yaptırma ve bu ürünleri satarak kazanç sağlama prensibine dayalı ticari ilişki, doğru yönetilemediği için 2007 ve 2008 yıllarında OrduYağ’ı ciddi zararlara uğratmıştır (25 trilyon civarında). Bu zararın olumsuz etkileri günümüzde de halen devam etmektedir. Görev yaptığımız bir buçuk yılı aşkın sürede yapılanları bir iki sayfada özetleyebilmek mümkün değildir. ''Biz geldiğimizde; ücretlerin ödenemediği, ticari itibarı son derece zedelenmiş, üretim ve satış rakamları büyük ölçüde düşmüş, iç ve dış pazar payının çoğunu kaybetmiş bir firma varken, şu anda bütün bu kayıplarını geri kazanmış, geleceğine güvenle bakan, parıltısı kamuoyu tarafından rahatlıkla görülen bir OrduYağ söz konusudur. Bu süreçte ÇoTanak’ın marka bilinirliği ve marka değeri en az ikiye katlanmıştır.
Hasan Kübüç: Siz Giresunspor yönetimine de seçildiniz bildiğim kadarıyla, nasıl oldu? neler yapacaksınız ? ayrıca doğal olarak Tireboluspor da sizden yardım bekliyor ama bu durumu engelleyen nedenler var sanırım, bahsetmek ister misiniz ? Sedat Murat Bayrak: Ben sadece Giresunspor’un değil bulunduğum konum itibarıyla bir çok sivil toplum kuruluşunun ve diğer oluşumlarında üyesiyim. Örneğin Tireboluspor’un da fahri yöneticisiyim. Haziran 2009 ‘da yapılan Genel Kurul Toplantısından önce; Giresunspor’daki şu andaki bazı yönetici arkadaşlarımız beni de aralarında görmek istediklerini ısrarla belirttiler. Bizde gururla yanlarındaki yerimizi aldık. Ancak, hiçbir şartta bulunduğumuz yerin imkanlarını herhangi bir şekilde başka kurum, kuruluş ve oluşumlara karşılıksız kullandırtma lüksümüz yoktur. Bunun yanında, OrduYağ ve ÇoTanak olarak; gerek Orduspor’la gerek Giresunspor’la gerekse de Tireboluspor’la birlikte uygulamaya koyacağımız karşılıklı maddi ve manevi menfaat yaratmaya yönelik, ses getirici projelerimiz bulunmaktadır. Bu projeler uygulamaya hazır hale geldiğinde kamuoyuyla paylaşılacaktır.
Hasan Kübüç: Son olarak Tirebolu denince aklınaza ne geliyor, Tirebolu'da geçen anılarınızdan bahsetmek ister misiniz ? Sedat Murat Bayrak: Ben 7 yaşımda Tirebolu’dan ayrıldım, ancak kalbim hep Tirebolu’da kaldı… Üniversite nedeniyle Giresun’dan ayrılana kadar Tirebolu’ya yakın yaşadığım için, özellikle üniversite öncesi gençlik dönemimde, tatiller başta olmak üzere, akranlarım ve arkadaşlarım; Kılıçoğlu Ömer, Osman Kumcu, Nakiboğlu Ömer, Süleyman Aktepe, Şaban Alper Ersöz, Yaşlıoğlu Gökhan, Rasim Baş, Fikret İpek, Karaahmetoğlu Ali, Salih Vural, Ergin Tekinalp, Haluk Gencay, Temel Kılıç, amcamın oğlu Çetin Bayrak ve diğerleriyle birlikte Yılgın’da, Kufa’da, Liman’da, Kale’de, Sahil’de, Parklarda, Hamam, Çatal, Cintaşı, Yeniköy ve Hükümetdüzü’nde geçti. Bu arkadaşlarımın çoğu maalesef teker teker Tirebolu'dan koptular. Bu makus talih değiştirilmelidir… Tirebolu deyince; Kalealtı evleri’ni, Ayana Tepesini, limanda demirliyken burun ucundan balıklama denize daldığımız kara kömür gemisini, Körliman’da izlediğim Şöhretler – Altınsu - Ateşspor maçlarını, çocukluk aşklarımı ve daha bir çok paha biçilmez hazineyi hatırlıyorum … Memleketimi çok seviyorum… Özel Röportaj: Hasan Kübüç Okunma Sayısı: 42202 Yorum Yazın
|